NEVŞAH FİDAN’IN YENİ KİTABI ÇIKTI!
CANLI GIDALARLA GELEN SAĞLIK hayatınızda beslenme ve sağlık açısından bambaşka bir pencere açacak!.. Amerika ve Avrupa’da son yirmi yılın en hızla büyüyen beslenme akımı olan RAW FOOD Nevşah Fidan önderliğinde Türkiye’de!
1975 İzmir doğumlu Nevşah Fidan İzmir Amerika Koleji’ni bitirdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesş Mimarlık Bölümü’nde okudu. Kısa bir dönem mimarlık yaptıktan sonra gençlik yıllarından beri ilgilenmekte olduğu sağlıklı ve bilinçli yaşam konusunda aldığı eğitimleri profesyonel yaşamına taşıdı. Yoga eğitmeni, meditasyon ve nefes uzmanı, yaşam koçu ve Mucize Kursu eğitmeni olan Fidan son 6 yıldır profesyonel olarak yaşam koçluğu yapıyor, sağlıklı yaşam, beslenme, metafizik ve yaşamla ilgili eğitimler veriyor. Bu konuda profesyonel yaşama adım attığı günden beri en yeni, etkili ve özle sistemleri Türkiye’ye getiren Fidan son yıldır devam ettiği detox’a yönelik beslenme şekli RAW FOOD akımını kitabına ve eğitimlerine taşıdı..
Kilo vermek, gençleşmek, yenilenmek, daha enerjik, daha canlı olmak ister misiniz?
CANLI GIDAlar ile beslenin.. Raw Food Beslenme şekli ile bedeninizi canlı gıdalar ile beslediğinizde neler olabileceğini görün!
Canlı Gıdalarla Gelen Sağlık
18:00-21:00

Neden canlı/yaşayan gıdalar?
Canlı gıdaların bedeni yenilediği ile ilgili tartışma ve araştırmalar devam ediyor ama bir şey kesin olarak biliniyorki canlı gıdalar içlerinde enzimler, su, mineraller ve enerji barındırıyor. Ve tüm bunlar bedenimizin fonksiyonlarını maksimuma çıkartan besinler.
Bedenimiz en iyi pH değeri alkaline (bazik) olduğu zaman çalışıyor. Ve tüm pişmiş yemekler alkaline değeri düşük, asiditesi yüksek gıdalar. (bazı canlı gıdalarda da asit özelliği var tabi)
Bu arada bitkiler enerjiyi maddeye dönüştürme özelliğine sahipken insanlar ve hayvanlar maddeyi enerjiye dönüştürme özelliğine sahipler. Bitkiler su, hava, güneş ve topraktan belirli besinleri fiziksel maddeye dönüştürürler. Küçücük bir mısır tanesini toprağa ektiğinizde bir süre sonra kocaman bir ağaca dönüşebilir. İnsan ve hayvanlarda ise bu tam tersi şekilde işler. Bizler yediğimiz gıdalardan ihtiyacımız olanı enerjiyi, enzimleri, sağlığı alırız. Dolayısıyla ne kadar çok enzim, mineral, enerji alırsak o kadar sağlıklı, genç, enerjik olabiliriz.
Yaşayan/canlı gıda ne demek?
Canlı/yaşayan yiyecekler herkesin ilk aklına geldiği gibi elma, armut değil sadece. Enzimleri ölmemiş, (105 farenheit dereceye kadar ısıtılmış veya kış güneşinde kurutulmuş), filizlenmiş, pişirilmemiş, işlem görmemiş her şey ‘raw food’ yani canlı/yaşayan yiyecekler içerisine giriyor.
"canlı" kelimesi özellikle bahçeden kopardığınız domates, biber değil filizlenmiş, yaşayan gıdaları tanımlamak için kullanılıyor.
Canlı beslenmenin tarihi
Canlı gıdaların çıkış noktası 1940lara dayanıyor. Amerikalı doktor Kristine Nolfi pişirilmemiş, işlem görmemiş, canlı gıdalar yiyerek göğüs kanseri rahatsızlığını yendikten sonra bu tür beslenme şekli ilgi görmeye başladı. Onun kanseri yenmiş olmasının ve canlı yemenin bugün tüm hastalık verahatsızlıkları bedenden temizleme özelliğine sahip olasının asıl nedeni canlı gıdalar yediğimizde bedenimizin ihtiyacı olan enzimlerin tamamını alabiliyor olması.
Şu an medyada ‘raw food’ beslenme çok yeni bir sistem gibi tanıtılıyor olsada aslında canlı gıdalar ile beslenme 2000 yıl öncesine dayanıyor. Tahmin edersinizki insanlar ateş bulunmadan önce gıdaları en doğan halinde, canlı tüketiyorlardı!
Milattan önce 500lü yıllarda Yunan mitolojisinde Pythagoras’ın sağlıklı bir beden ve zinde bir zihin için etrafındaki herkese canlı sebzeler yediriyormuş. Ünlü bilim adamı Hippocrates’te (ilacı bulan kişi) vejetaryen ve canlı ağırlıklı bir beslenme uyguluyor ve herkese bunu tavsiye ediyormuş. Socrates, Plato, Aristotle hepsi vejetaryen ağırlıklı beslenen kişiler. Asya kökenli milletler ve özellikle Çin yüzyıllardır sıcak-soğuk, çiğ-pişmiş yemek dengesini koruyarak bedendeki yin-yang dengesini koruyan bir beslenme uyguluyor. Bugünki bilimsel veriler ile baktığımızda görüyoruzki aslında onların tek yaptığı asit ve baz dengesini korumak. Buradanda anlaşılacağı gibi insan sağlığı için en önemli etkenlerden biri bedenin baz dengesi.
Canlı gıda ekolü Amerika’da çok uzun yıllar önce başladı. Graham unlarının yaratıcısı Sylvester Graham 1820li yıllarda vejetaryen ve canlı ağırlıklı bir beslenmenin ilk savunucularından. Ancak o yıllarda bu durum doktorları, kasapları, hayvan yetiştiricileri tehdit ettiği için çalışmaları durduruldu. O öldükten sonra onun takipçileri kendilerine Grahamites adı vererek bu konuda birçok kitap yazdılar. Hemen hemen aynı zamanlarda canlı gıdayı Almanlar da savunmaya başladı. 1934te ise Kalifornia’da ilk sağlıklı yaşam marketi açıldı. Sonra 1917’de John ve Vera Richter bir çift Los Eutropheon adlı ilk Yunan ağırlıklı canlı yemek restoranını açtılar. Daha sonra Vera bu konuda iki kitap yazdı. Nature the Healer (1936) ve Cook-Less Book (1925). Bu konuda yemek tariflerinin bulundupu ilk kitap.
Günümüzde bu konuda en iyi bilinen isimlerden biri Ann Wigmore. Bu bayan wheatgrass suyu (buğday çimi) içerek kanseri yendi. Sonrasında ise 1963 yılında Boston’da Hippocrates Health Institute adlı bir merkez kurdu. Hippocrates daha sonra Florida’ya taşındı ve şu an dünyanın birçok yerinde yaygın bir zinciri var.
Bugün bunun gibi dünyanın birçok yerinde birçok canlı yiyecekle iyileşme merkezi var. Örneğin Arizona’daki Tree of Life Rejuvenation Center. Örneğin Brenda Cobb'un Atlanta’daki Living Foods Institute adlı merkezi. Örneğin Kalifornia ve Teksas’ta bulunan (Bence Kalifornia’daki dünyanın en iyi arınma merkezlerinden biri!) Robert Morse'un yine Florida’daki Gods Herbs isimli merkezi. Sonra Carolina’daki Hallelujah Acres. Bunlar benim bildiklerim. Eminim daha birçok bu şekilde arınma merkezi vardır..
Enzimler ve yaşayan gıdalar
Enzimlerin en önemli özelliği bedenimizin ‘’emici’’ mekanizması oluşu. Enzimler olmasaydı hiçbirimiz uzun yaşayamazdık. Çünkü enzimler bedenimizin ve beynimizin güçlü bir şekilde çalışmasını sağlar.
Bedenlerimiz milyarlarca enzimi milyarlarca değişik şekilde çalıştıran mekanizmalar. Kanımızda bulunan bir enzim molekülü beş milyon hidrojen peroksit molekülünü 60 saniye içinde su ve oksijene dönüştürebilir! Bağırsaklarımızda bulunan enzimler ise kendi ağırlıklarının milyon katı büyüklüğündeki yağ ve şekeri ayrıştırabilecek kapasitede.
Enzim eksikliği leukemia adı verilen rahatsızlığın ve nezleden kansere ve aids’e kadar bilinen ve bilinmeyen birçok hastalığın başlıca oluşma sebebi.
Ünlü ‘’Rockefeller Institute’’ alerji ve alerjik astım üzerine uzun yıllardır yaptığı araştırmalar sonucunda tüm bu rahatsızlıkların enzim eksikliğinden kaynaklanıyor olduğunu buldu. ‘’Elastin’’ denilen enzim damarların elastikiyetinden sorumlu olan ve eyeteri kadar sahip olduğumuzda Parkinson hastalığının oluşmasını imkansız kılan bir enzim. Bugün özellikle Amerika’da bununla ilgili araştırma ve gerçek yaşam öyküleri ile karşılaşmanız mümkün.
Enzimlerin bir başka önemli özelliği ise bedenimizin demir üretmesine katkıda bulunmaları. Demir ise bedenimizdeki milyarlarca deri dokusuna ve beyin hücrelerimize oksijen taşıyan ana element. Birçok kişinin sadece ağırlıklı olarak pişmiş gıdalar ile beslenmesi sebebi ile kemik dokusunda eksilmeler var.
Konu Başlıkları:
- Canlı gıda ne demek?
- Yararları
- Canlı gıdaları hazırlama şekilleri
- Pratik yemek tarifleri
- Canlı beslenmeye geçiş
- Bedenimizin beslenme ve arınma döngüsü
- Detox
- Juicing / meyve ve sebze suları (hazırlama şekilleri, özellikleri)
- Hangi gıdalar hangi hastalıklara iyi geliyor?
- Pişmiş gıda lezzetindeki canlı gıdalar (özel/ gurme yemek tarifleri)
Kullanılacak Yöntemler:
- Teorik bilgi
- Soru-cevap
- Uygulama
- Özel tariflerin tadılması
Nerede ve Kaç Gün?
Bu kurs NFS master academy merkezinde 5 saatlik tek gün programı olarak gerçekleşiyor. Haftaiçi 18:00-21:00 saatleri arasında.
