NEVŞAH FİDAN
Nevşah Fidan “nefes uzmanlığı”na ve “yaşam koçluğu”na uzanan hayat yolculuğunda hangi basamakları geride bıraktı? Bu bilgiye ve bilince varmak için hangi yollardan geçti?
Çocukluğumdan beri insana, duygu ve düşüncelere, kısacası İÇ DÜNYAMa meraklıyım. Daha çok küçük yaşlardan beri şimdi adının meditasyon olduğunu öğrendiğim; yalnız kalmak, içime dönmek ve iç dünyamda gezintiye çıkmak için vakit ayırırım. Mimarlık eğitimi aldığım yıllarda metafizik, yaşam ve spiritüel konularla daha da yakından ilgilenmeye başladım. Kendi kendime araştırmalar yapıyor, kitaplar okuyor, kurslara katılıyordum. Amatörce başladığım tüm bu çalışmalar yoga ve meditasyon eğitmeni olduktan kısa bir süre sonra profesyonel olarak hayatıma girdi. Kendimi bir anda yüzlerce kişiye yoga, meditasyon ve yaşam konusunda eğitimler verirken buldum. Daha sonra birkaç farklı yaşam koçluğu okulunu bitirdikten sonra bende bu konuda özel bir yetenek olduğunu düşünen kişiler ve eğitmenlerim sayesinde ‘’dönüştürücü yaşam koçluğu’’ yapmaya başladım. Son 7 sene içerisinde özel seans, grup çalışmaları ve özel organizasyonlarda on binlerce kişi ile çalıştım. Çalıştığım herkes ile (tabiî ki birlikte en az 6-7 seans yaptığım kişileri kastediyorum; bir saatlik konuşma veya sempozyumuma katılanları değil) kesin sonuçlar alıyor olmamız beni bu işi ne kadar iyi yapıyor olduğuma ve gerçekten özel bir yeteneğim olduğuna inanmamı sağladı. Bana şu anda ‘’tam olarak ne yapıyorsun?’’ diye sorsanız size ‘’bu hayata ne yapmaya geldiysem onu yapıyorum’’ derim. Ne yaptığımı neredeyse bilemeyecek kadar doğal bir şey benim için birine koçluk yapmak. Ben bunu zaten içgüdüsel olarak her an, her saniye yapıyorum. Ve bu kadar doğal ve iç güdüsel yaptığım bir şeyin benim işim haline gelmiş olması ayrı bir keyif unsuru tabiî ki. İşimi o kadar çok seviyorum ki...
Bu konudaki eğitiminizi nerede aldınız?
Amerika ve Avrupa’da ‘’dönüşüm metodları’’ konusunda birçok eğitim programına katıldıktan sonra anladım ki aslında ben doğuştan eğitimliyim. Tabiî ki bilgi anlamında kullandığım şeyler var ama bence iyi bir yaşam koçu olunmaz, ya öyle doğarsınız zaten bilsenizde bilmesenizde karşılaştığınız herkesin yaşamını değiştiriyorsunuzdur ya da ‘’öyle olmaya çalışırsınız.’’ İyi bir eğitmen bile olmayabilirim ama insanların yaşamlarını daha ilk bakışta değiştirdiğim kesin.
Neden bu konuya ilgi duydunuz?
Yapı olarak ‘’mükemmeliyetçi’’ bir insanım. Kişisel gelişim konularına, yaşamla, yaşamın akışı ile, metafizikle ilgili konulara kendimi bildiğimden beri meraklıydım. Mimar olduğum halde yıllar ilerledikçe önce amatör sonra profesyonel olarak yoga ve meditasyon eğitmenliği yapmaya başladım. 20’li yaşların sonunda ise radikal bir karar aldım. Deneme yanılma yolu ile mükemmel olanı seçmek, bulmak yerine ‘’yaşamın bana SADECE mükemmel tecrübeler getirmesini istiyorum’’ dedim. Ve Transformal Nefes ile karşılaştım.
Hayatınızda ne değiştirdi?
Ne değişmedi ki?!... Son dört yılda binlerce insan kendine örnek olarak ‘Nevşah Fidan’ı seçiyor; benden danışmanlık, yaşamlarıyla ilgili koçluk istiyor, kendi yaşamlarında da MÜKEMMELi yaratabilmenin yollarını öğreniyor. Öncülük ettiğim, yepyeni bir sistemini bugün yine binlerce insan bir yaşam felsefesi olarak benimsedi, 30’a yakın kişi aynı yolu takip etmeye ve benim gibi nefes ve yaşam koçu olmaya karar verdi. Mükemmeliyetçi bir insan başka ne isteyebilir ki? Boşa geçen vakitler yerini anlamlı, yaratıcı, dopdolu ve çok çok eğlenceli bir yaşama bıraktı. İşim, ilişkilerim, yaşamımın tamamı an ve an, gün ve gün SADECE ‘’olması gerektiği’’ gibi… Önceliklerim sadece yaşamımı yönlendirmiyor artık çünkü öncelik verdiğim her şeye sahibim.
Siz bu yöntemle nasıl tanıştınız?
Uzun zamandır kişisel gelişim, felsefe, mantık, yoga, meditasyon ve farkındalıkla ilgili hem eğitim veriyor hem eğitimler düzenliyorum. İnsan bilimi üzerine eğitim alıp nefesin önemini fark etmemiş olmak imkansız. İşte bende nefesin önemini keşfetmeye başladığım andan itibaren uygulanan farklı nefes yöntemleri üzerine eğiitmler almaya başladım. Öğrendiğim sistemleri eğitimlerimde uygulamaya da başladım. Bir süre sonra nefesin tüm yaşamımızı değiştirebilecek güçte olduğunu anladım ve dünyadaki en etkili şifa metodlarından biri olarak bilinen TN eğitimlerine katıldım. Daha ilk günden itibaren sistem sanki beni içine çekti. Ne olduğunu anlamadan uluslararası alanda çalışan bir terapist ve eğitmen olmuştum. Şu an grup çalışmaları ve özel çalışmalarımla her yıl yüzlerce kişi ile bu metodu paylaşıyorum.
NEFES VE NFS
Nefes alma teknikleri konusunda nefes terapileri veriyorsunuz. Biz yanlış mı nefes alıp veriyoruz?
Tabiî ki hayır. Kimse yanlış nefes almıyor... Sadece herkes ‘’kendine has’’ şekilde nefes alıyor. Yani hepimizin sadece bize has, bize özel nefes alışkanlıklaırmız var. Bu alışkanlıklar- nasıl nefes aldığımız- incelendiğinde ise ortaya şu çıkıyor: bir kişinin nefes alışkanlığı- nefes alış şekli nasılda onun o şekilde düşünceleri, hayata bakışı dolayısıyla öyle bir karakteri, yaşamı oluyor.. Nefes alma kapasitemizin tamamını kullanmadığımız, limitli bölgelerde limitler oluşmaya başlıyor. İnsan yaşamına baktığımızda ise yolunda gitmeyen, akmayan, sorunlar olan bölümlerin nefes alışkanlığımız nedeni ile oluşuyor olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla kesin bir değişim, dönüşüm ancak nefes alışkanlığını değiştirerek yapılabiliyor.
Yani kimse yanlış nefes almıyor, yanlış nefes diye bir şeyde yok! Sadece nefes alışkanlıklarımız var ve hepimizin değişik şekillerde limitleyici nefes alışkanlıklarımız var. Hayatımızdaki tüm sorunlar da bu alışkanlıklar nedeni ile oluşuyor.. Eğer bunları çözmek, yok etmek istiyorsanız tek yapmanız gereken nefesinizi değiştirmek, limitleyici alışkanlıklarınızı yok etmek ve nefesinizi açmak.. Basit..
Nefes terapisi ne demek?
Nefes terapisi nefesin fiziksel, mental veya duygusal bedenlerimizde hücre hafızamızda taşıdığımız geçmişten kalan travmaların, negatifliklerin, olumsuzlukların temizlenmesi için kullanılması demek.
İyi nefes alıp vermek için herhangi bir alet, araç veya duruş şekli gerekli mi?
Hayır.
Nefes terapilerini hangi yaş gruplarına uyguluyorsunuz?
Her yaş grubuna..
Terapiler ne kadar sürüyor?
Nefese giriş çalışmaları ile başlıyor özel seanslarla devam ediyorsunuz, son olarak da üç buçuk günlük seminere katılmanız gerekiyor. Asıl dönüşüm bu seminerlerde gerçekleşiyor. Evvelinde nefesinizi ne kadar açtıysanız, ne kadar çok özle seans almış gruba katılmışsanız tabiî ki o oranda bir dönüşüm gerçekleşiyor. Tavsiyemiz değişim isteyen kişinin en az 4-5 özel veya grup çalışmasına katıldıktan hemen sonra, vakit kaybetmeden seminere gelmesi. Değişim olarak bahsettiğim şey ‘’hayata bakış açım değişti’’ gibi bir şey değil.. Bizim enerjimiz gerçek anlamda değiştiğinde etrafımızdaki herşey, herkes, herkesin davranışları değişmeye başlıyor… Yani değişimden kastım hayatta ne olursa olsun bizim bakış açımızı değiştirerek başa çıkabilmemiz falan değil.. Bizler başa çıkılacak sorun olmaması ihtimalini yaratıyoruz.
Bu nefes terapileri alabilmenin herhangi bir koşulu var mı?
Yok, nefes alan herkes katılabilir.
Terapileri bitirdikten sonra uygulamaya kendi başımıza devam edebiliyor muyuz? Bu yöntemi tam anlamıyla öğrenebiliyor muyuz?
Evet.
Nefes terapilerinde arınma süreci herkeste aynı mı? Ya da hangi sorunu olanlara ne kadar bir süre gerekli?
Hemen hemen aynı.. Çalışmalar ve seminer sonrası yaşamdaki büyük sorunlar tamamen yok olmuş oluyor, sonrasında ise daha küçük sorunlar yavaş yavaş kayboluyor..
Şu anda bu terapileri Türkiye’nin hangi bölgelerinde uyguluyorsunuz?
İzmir, İstanbul, Konya, Ankara, Adana, Mersin, Antalya. Harika bir ekibim var ve şu an Türkiye’nin tüm illerine ve herkese ulaşabileceğimiz bir proje üzerinde çalışıyoruz… Ben Türkiye’deki en tecrübeli ve eski eğitmen olarak ağırlıklı olarak üç buçuk günlük seminerlere yoğunlaşıyorum, diğer arkadaşlarım ise grup çalışmaları ve özel seansları yönetiyorlar..
NFS’nin temel prensiplerinden kısaca bahsedebilir misiniz?
NFS limitleyici/negatif düşünce ve nefes alışkanlıklarımızı dönüştürerek yaşamınızı dönüştürmeyi hedefleyen sistem… Sistem herkesin içindeki mükemmel olan, tam olan, eksiksiz, hatasız MASTER bilinç ile bağlantıya geçmesini sağlıyor. Bu gerçekleştiğinde insanlar yaşamlarının her alanında potansiyelinin tamamını sağlık, başarı, aşk gibi her alanda kullanmaya ve yaşamaya başlıyorlar.
Kendi geliştirdiğiniz NFS sisteminin ile daha önce yaptığınız nefes eğitmenliğinden ne farkı var?
NFS sadece nefes değil düşünce dönüşümü üzerine de sistemler içeren bir program. Nefes ile yıllardır çalışıyorum. Yıllar önce yoga nefesleri ve meditatif nefesle ile başlayan yolculuğum holistik ve holotropik nefeslerle devam etti. Birçok metod denedim, hepsi değişik tecrübeler ve amaçlara yönelikti. Son olarak ise birçok nefes metodunu bir araya toplamış tam ve bilimsel olan Transformal Nefes Sistemi ile tanıştım ve son 5 yıldır bu konu üzerinde çalışıyorum. Transformal Nefes Seminerleri nefes üzerine kurulu, nefes dönüşümünü hedef alan seminerler. Seminerler sonrasında mucizeler oluyor ve büyük bir dönüşüm gerçekleşiyor. En azından bana ve etrafımda birçok kişiye bu oldu. Bu konuda eğitimler verdikçe sistem içerisine eklemeler yapmaya, sistemi geliştirmeye, fazlalıkları atarak yerine daha etkili sistemler koymaya başladım. Bu konuda uzmanlaştıkça yararlı ve çabuk sonuç veren sistemleri daha net algılar oldum ve gördümkü sadece nefesle çalışmak yetmiyor. Bendeki değişim çok çabuk oldu, bir anda yaşamımda istediğim her şeyi yapabilecek güce ve beceriye sahip oldum ancak birçok arkadaşım bu noktaya bu kadar çabuk gelemedi. Transformal Nefes Sistemi’ni Türkiye’ye getiren ve buradaki grubun başkanı olarak bir seçim yapmam gerekiyordu. Bir yandan da Transformal Nefes’i geliştiriyor ve her seminerimde bu sisteme ekleme ve çıkartmalar yapıyor olduğumu gördüğüm için TN Vakfı Başkanı Dr. Judith Kravitz ile konuştuk, o da beni kendi sistemimi kurmamın zamanı geldiğini söyleyerek yönlendirdiği için bundan emin oldum ve NFS çıktı ortaya.
NFS zihin ve nefes dönüşümü gerçekleştiren, bu iki alanda da eşit şekilde çalışmalar yapıldığı için kesin sonuçlar veren önemli bir dönüşüm aracı. NFS içerisinde yılların tecrübesi ve bilgi birikimini barındırıyor. Raja Yoga, NLP, Landmark, MR (mind resolution) gibi önemli ve etkin sistemleri bir araya topladık.
Artık biliyorum ki çok başarılı bir ekip ve özverili çalışmalar sonucunda gerçekten istediğimiz noktaya geldik. Harika bir ekip kurduk, HEPİMİZ BİRİZ diyen bir ekip.. Herkesin özgürce ve birlikte çalıştığı, el ele omuz omuza yürüdüğümüz bir ekip! Bir rüyaydı bu gerçek oldu… Bugün birçokları için imkansız gibi gözüken şeyin yapılabildiğini görüyor ve NFS ailemiz ile gurur duyuyorum!
Bu yöntemi tıbbi destekleyici bir yöntem olarak mi görüyorsunuz?
Hem evet, hem hayır. Hayır çünkü modern tıp ‘hastalık’ ve ‘iyileştirme’ odaklı iken NFS sağlık odaklı ve hastalığı kabul etmiyor. Bizler kişinin sağlıklı olmayışını doğallıktan uzaklaşma durumu olarak tarif ediyor ve sağlık odaklı çalışıyoruz. Destekleyici çünkü kişi kendini mükemmel ve sağlıklı gördüğünde zaten kendiliğinden o frekansta titreştiği için iyileşmeye başlıyor.
Kanserli hastalar ile çalışmalarınız oldu mu? Bundan faydalandılar mı? Nasıl bir yararı oldu?
Evet. Seminer sonrasında negatif düşünce ve nefes alışkanlıkları dönüşen kişilerin sistemleri/bedenleri kendi kendini iyileştirmeye başlıyor. Zaten bir hücrenin içerisinde yeterince oksijen yani yaşam enerjisi varsa o hücrede bir hastalık olması mümkün değil. Hastalık içinde artık yaşam enerjisi kalmamış ölü hücrelerde belirebiliyor ancak. Biz nefes alma kapasitesini nefes ve düşünce alışkanlıklarını dönüştürerek artırdığımızda tüm hücrelerin içi yaşam enerjisi ile dolduğu için artık hastalık var olamıyor.
NFS seminerleri sırasında yararlandığınız başka yöntemler var mı?
Tabiî ki. NFS birçok farklı ve çok etkili dönüşüm metodunun birleşiminden oluşan dünyanın en etkili dönüşüm araçlarından biri. Bir metodun eksik kaldığı noktada diğer metod devreye giriyor, böylelikle her seviyede kuvvetli bir dönüşüm gerçekleşiyor - hem fiziksel, hem duygusal hem mental…
Yeni çalışmalarınızda başka neler olacak?
NFS master academy sistemi içerisinde birçok farklı eğitim var. Master at leadership, master at communication, master at metahphysics gibi ana seminer programını aldıktan sonra uzmanlaşacağınız bölümler var.
KİTAPLAR
Şu an gündeminizde satışa çıkacak kitaplarınız var… Biraz içeriklerinden bahseder misiniz?
İlk kitabım ‘’Ayağımdaki Parmaklar’’ adında bir sanat kitabı. İçinde benim çok özel fotoğraflarım ve yine çok özel şiirlerimin olduğu bir kitap olduğu için satışa sunmadım. Yogada gelebileceğim en üst noktaya geldiğimi düşündüğüm ve artık gidilecek bir yer olmadığını fark ettiğimde yoga hayatımda son buldu zaten. İşte bu kitap hala bir arayışın içerisindeyken oluşmuş, arayışı, özlemi, aşkı, sevgiyi, Birlik’i şiirlerim ve resimlerimle anlattığım kitabım… Çünkü kendimi, hem iç hem dış dünyamı bu kadar büyük bir açıklıkla ortaya koyduğum bir şeyin ‘satılık’ olması bana doğru gelmedi. İkinci kitabım ‘’Yansımalar’’ ve nefesimizin, düşünce sistemimizin yaşamımızdaki etkisi, yaşam ve yansımaları ile ilgili. Nefesimiz ve biz… Bizi biz yapan şeyler ne? Ben neden böyleyim? Hayatım neden böyle? Nasıl değiştirebilirim? Sorularının cevaplarını veriyor. Üçüncü kitabım ise canlı gıdalarla beslenme ile ilgili. Ben uzun zamandır canlı gıdalarla besleniyorum, pişmiş bir şey hemen hemen hiç yemiyorum ve bu konuda eğitimler veriyorum, arınma programlarımda bu şekilde beslenme uyguluyoruz. Şimdi tüm bu tarifleri ve bilgileri topladığım bir kitap hazırladım. Yeni çıkan bir diğer kitabım ‘’Spiritüella’’ adlı ve şeker, komik, bir o kadar da öğretici bir roman kitabı. Spiritüella koşulsuz sevgi ve koşulsuz bir bakış açısı ile günümüz koşullarına doğmuş özgür bir ruh. Eminim onun yaşadığı tecrübeler, başından geçen olaylar okuyuculara ‘’koşulsuz sevgi’’ ve ‘’yaşam gerçeği’’ ile ilgili çok şey öğretecek. Eğlenirken öğreneceğiniz ve hatta sizi bulunduğunuz nokta ne olursa olsun UYANIŞa geçirecek bir kitap. Okuyan çoğu kişi bu kitabın yeryüzüne bir DEPREM etkisi yapacağını söylüyor. Sırada Eylül 2008’deki iki kitap daha var.
NEFES VE “SECRET-SIR”
Nefele ilgili yaptığınız çalışma Secret (Sır) ile ne gibi benzerlikler taşıyor?
Nefesle birlikte yapılan çalışmalar Secret filminde anlatılanlara hem benziyor hem benzemiyor. Benziyor çünkü amaçlarımız, hedeflerimiz ve yaşamımıza çekmek istediğimiz mucizeler ile ilgili pozitif niyet çalışmaları yapıyoruz. Benzemiyor, çünkü zihnimizle kısa süre çalıştıktan sonra kendi nefesimiz ile bilinçaltımızı ve yaşamımıza çekmek istediğimiz mucizeyi yaratmamıza engel olan düşünce sistemlerini dönüştürmeye başlıyoruz. Bunu yaratan düşüncelerin değişmesindense bu düşünceleri yaratan nefes alışkanlığının değişmesini sağlıyoruz. Böylelikle bir daha hiçbir zaman, hiçbir şekilde ve en güzeli kendiliğinden bu şekilde düşünememeye başlıyorsunuz.. Bence en güzel yanı da bu! Zihninizle saatlerce, günlerce uğraşıp durmadan, zihninizin kendiliğinden pozitif şekilde düşünüyor olması.. İşte nefes bunu sağlıyor.
Secret filmi veya kitabında sizce herkesi en çok etkileyen ne?
Secret filmi bizim son bir yıldır eğitimlerimizde de kullandığımız bir film. Eğitimimizin pozitif niyetle ilgili bölümünde kullanıyoruz ve üzerinden biraz geçip nefes alışkanlıklarımıza odaklanmaya devam ediyoruz. Beni bu filmde şaşırtan pek bir şey olmadı. Sonuç olarak düşüncelerimizin ne kadar güçlü olduğunu, yaşamımıza çektiğimiz realiteleri yarattığını uzun yıllardır biliyorum. Ve bende herkes gibi yaşam içinden çıkılmaz bir hal aldığında bu tür yöntemlerle yaşamımı değiştirmeye çalışıyordum. Sonunda gördüm ki nefes olmadan bu mümkün değil.
Siz sadece olumlu düşünceye mi odaklanıyorsunuz, yoksa farklı bir sisteminiz var mı?
Bizde olumlu düşünceye odaklanıyoruz. Bu çalışmaları yaptıktan sonra zihnimizdeki bildiğimiz ve bilmediğimiz (bilinçli/biliçaltı düşünce sistemleri) negatiflikleri nefesimiz ile temizliyoruz ve yerlerine pozitif düşünceleri koyuyoruz..
Nefesle hayatımızı nasıl değiştiriyoruz?
Aslında nefes tek başına yeterli olmayabiliyor. Nefesi açılmış kişilerin çoğu zaman eğer doğru bilgilere ve düşünce yapısına sahip değilse hayatlarında tekrar tekrar olumsuz tecrübeler yaratıyor olması mümkün. Bu nedenle nefes çalışmaları düşünce dönüşüm metodları ile birlikte uygulanmalı. Nefesi açılan kişi yaşamı daha geniş bir perspektiften algılayabilmeye, zekası bilgiye ve yaşam kanunlarına açılmaya başlıyor. Bu kendiliğinden ve doğal olarak gerçekleşen açılma ve ‘aydınlanma’ prosesi sistemli koçluk çalışmaları, yönlendirmeler, iyi bir eğitmen ve doğru bilgiler sunulduğunda herkesin yaşamında mucize üstüne mucize yaratabilecek noktaya geliyor. MUCİZE KURSU bu nedenle şu an dünyanın en güçlü dönüşüm aracı. Nefesin, düşüncenin ve bu ikisinin birbiri arasındaki akışın bilincinde, ikisiyle de eşit ve düzenli çalışılarak katılımcıları MASTER İNSAN noktasına getiriyor. Bizler doğal nefes aldıkça yaratıcılığımız artıyor, zihnimizin yaratma gücü kuvvetlenmeye başlıyor,’’Ne düşünürsek’’ ANINDA gerçekleşmeye başlıyor. İşte bu noktada da ‘’Ne düşündüğümüz’’ büyük önem kazanıyor. Eğer düşüncelerimize dikkat etmez veya hangi düşüncenin yaşamımızı nasıl etkiliyor olduğuyla ilgili bir çalışma yapmamışsak açık nefes tehlikeli hale bile gelebiliyor. Bu noktada iyi bir eğitmen ve doğru yönlendirmeler büyük önem taşıyor. Nevşah Fidan YAŞAM ve YAŞAM KANUNLARI konusunda DÜNYANIN EN İYİ eğitmenleri arasında. MUCİZE KURSU içerisinde alacağınız bilgi şu an dünya üzerindeki çok az sistemde mevcut. Basitliği, anlaşılırlığı, sistematik ilerleyişi ve etkisi ile nefesiniz açıldığı an yaşamın tüm kanunlarının bilincinde, nefesiniz ve düşünce sistemizi yönlendirecek ve yaşamınızda dilediğiniz her şeyi yapabilecek güce sahip oluyorsunuz!... Ondan sonra yapmanız gereken tek şey sırt üstü yaslanıp yaşamın size birbiri ardına getirdiği mucizelerin keyfini çıkartmak.
Bir nefes çalışması yaptığımızda ne kazanıyoruz?
Tek bir nefes çalışmasında ancak sizin nefes alışkanlığınız tespit edilip bununla ilgili bilgi verilebilir. Bu geri bildirim ve bilgiler ışığında size kişiye özel veya genel programlar tavsiye edilebilir.. Tabiki her seans beraberinde bir dönüşüm de getiriyor ancak bir süre düzenli olarak uygulanmadığı müddetçe istediğiniz sonucu vermeyebilir.
MUCİZE KURSU seminerinden sonra bu çalışmayı başkalarına da uygulayabilir miyim?
Hayır. Sadece bu kursa katılan kişiler kendi aralarında bir araya gelerek birbirlerine destek olabiliyorlar. Bir başkasına nefes seansı yapabilmeniz veya koçluk destei verebilmeniz için profesyonel bir eğitimden geçmeniz gerekiyor. NFS master academy profesyonel koçluk eğitimleri yılda iki kez İstanbul’da yapılıyor, web sitemizden takip edebilirsiniz.
Grup çalışmasına katıldım, henüz MUCİZE KURSUna katılmadım kendi başıma seans yapabilir miyim?
Nefes seansı yapmakla kişinin nefesini doğal ve açık nefese yönlendirmek farklı iki şey. Hiçbir çalışmaya katılmayan kişi de kendi kendine yere uzanıp nefes alıp verebilir ancak bunu yaparken yaşamınızdaki negatifliklerin asıl sebebi olan negatif nefes alışkanlığınızla nefes alıyor olduğunuzu unutmayın. Bu alışkanlığı değiştirmek içinse herkesin nefes konusunda uzmanlaşmış, sizin nasıl nefes aldığınıza bakıp geri bildirim verebilecek ve negatif alışkanlıkları pozitife dönüştürmek üzere belirli yöntemler uygulayacak bir kişiye ihtiyacı var. Evet uzanıp kendi kendinize nefes yapabilirsiniz, bunun adı ‘nefes seansı’ olmaz. ‘Nefes Seansı’ nefes konusunda uzmanlaşmış bir kişinin diğerine veya siz nefes konusunda uzmanlaştıktan sonra (3 günlük kursumuza katılıp) kendi kendinize yaptığınız seansın adı. İkisi aynı şey değil ve etkileri tamamen farklı.
Nevşah Fidan’ın kitapları ve cdleri yardımıyla kendi kendime nefes seansı yapabilir miyim?
Bir önceki sorunun cevabı ile aynı cevabı vereceğiz.. Eğer bu konuda bir eğitim almadıysanız Nevşah Fidan’ın kitabı veya nefes seans cd’si size belli oranda yarar sağlayacaktır. Yapabilirsiniz ancak istediği sonuca bu şekilde ulaşanı henüz görmedik.
NFS koçu (sertifikalı nefes ve yaşam koçu) olmak için ne yapmam gerekiyor?
NFS master academy profesyonel koçluk eğitimine katılabilirsiniz.
Gündelik yaşamımda diyafram nefesini nasıl oturtacağım?
Diyafram nefesini gündelik yaşamımda nasıl kullanırım? Diyaframımıza doğal şekilde nefes alıyor olmakla (nefesin kendiliğinden doğal şekilde diyaframı doldurması ile) diyaframa nefes almak iki farklı şey. Diyaframınıza dikkatinizi vererek bu bölgede nefesinizi arttırabilirsiniz ancak bu doğal nefes olmaz. Nefesiniz nefes seansları ve MUCİZE KURSU sonrasında kendilğinden diyaframınıza gidiyor olacak ve bunun için özel bir şey yamanıza gerek kalmayacak. Nefesi dyaframa ‘’yönlendirmeye çalışmak’’ ve bunun için özel efor ve vakit isteyen çalışmalar yapmak zordur; ancak nefesiniz bir kez açıldığında ve siz doğal şekilde diyaframınıza da nefes alıyorsanız bunu yapıyor olmak için ektra bir efora veya çalışmaya gerek kalmaz.. İşte sizin için hazırladığımız sistem sonunda geleceğiniz nokta bu.
Bu çalışmalar kanser, kalp, tansiyon, panik atak ve depresyon gibi ciddi rahatsızlıkları kalıcı şekilde çözümler mi?
Daha önce çalışmalarımıza katılan bu tür rahatsızlıkları olan kişilerin tamamında kalıcı çözülmeler oldu.
Hastayken nefes seansına katılabilir miyim?
Evet. Hem de muhtemelen tek bir nefes seansı sonrasında bile tamamen iyileşmiş olacaksınız.
MUCİZE KURSUna katıldıktan ve nefesim açıldıktan sonra tekrar nefes seansıma ihtiyacım var mı?
Evet. Nefesin tamamen açılmış olması negatif nefes ve yaşam alışkanlıklarınız nedeniyle sisteminizde biriktirdiğiniz toksinlerin tamamından kurtulmuş olmanız anlamına gelmiyor. Evet bu üç gün içerisinde yaşamınız boyunca hiç arınmadığınız kadar büyük bir arınma gerçekleşecek ve bir bebek kadar saf ve temiz bir durumda bizden ayrılıyor olacaksınız.. Sonrası size bağlı, sisteminizde geçmişten kalan irili ufaklı diğer tıkanıklıkları da siz ondan sonra bir süre daha kendi kendinize seans yaparak, detox programlarına katılarak tamamen yokedebilirsiniz.. Bu bazıları için birkaç ay içinde olurken bazıları için bir seneyi bulabiliyor. MUCİZE KURSUnda sistemimizdeki en büyük, yani yaşamımızın akışını etkileyecek seviyede lan tıkanıklıklar, negatiflikler dönüşüyor, geriye kalanlar ise sizin artık pek hissetmeyeceğiniz, kendi kendinize ara sıra seans yaparak dönüştürebileceğiniz ufak tefek şeyler oluyor.. Büyükleri zaten siz bizlerleyken dönüşmüş oluyor..
Bu sistemi uygulamada herhangi bir yaş sınırlaması var mı? Yok.
Bebeklere ve çocuklara da uygulanıyor mu? Evet uygulanabiliyor.
Çocuğum otistik; seansların ona da bir yararı olur mu? Kesinlikle.
Bu çalışmayla kilo verebilir miyim? Bu çalışmaya ek olarak Nevşah Fidan’dan kilo vermeye yönelik bir koçluk çalışması almanızı ve onun yönlendirmeler ile özel bir etox ve beslenme programı uygulamanızı tavsiye ederiz. Bunu yaptığınız taktirde birkaç ay içerisinde istediğiniz kiloya KALICI şekilde ulaşmış olacaksınız.
Aynı aileden 2-3 kişi aynı grup çalışmasına katılabilir mi? Evet, çok olumlu etkisi olacak bir seçim olur bu.
Aynı gün içinde birden fazla seans yapabilir miyim?
Evet. Herkese tavsiyemiz en az 5 özel seansı mümkün olan en kısa zaman içerisinde tamamlamanız. Ayda bir seans yapmaktansa aynı gün içinde veya üç gün üst üste yapılan seansların çok daha etkili olduğunu görüyoruz.
Farklı nefes koçlarıyla seans yaparsam olumsuz bir etkisi olur mu?
Tavsiyemiz herkesin ilk üç seansı bu sistem içerisindeki ve Türkiye’deki en eski, en tecrübeli ve bu yöntemi Türkiye’ye getiren kişi olan kişi ile yapması. Şu an Transformal Nefes başta olmak üzere diğer özgür nefes akımlarının temsilcilerinin tamamı kendisinin öğrencileridir; ilk üç seansı onunla yaptıktan sonra diğer seansları farklı nefes koçları ile yapmak en sağlıklı olan ve bizim tavsiye ettiğimiz seçim.
Nefes terapisi nedir?
Nefes terapisi nefesi/prana enerjisini kullanarak fiziksel, duygusal, mental ve spritüel bedenlerimizi arındırmaya yönelik yapılan çalışmalar.. Birçok nefes terapisi şekli var; bunların çoğu arınmaya yönelik, bir bölümü ise sadece tecrübeye yönelik çalışmalar. NFS master academy bünyesindeki tüm seminerlerde ve özel çalışmalarda uyguladığımız nefes sistemi diğerlerine bakıldığında çok daha rahat ve kolay. Bizler nefesin ve nefes bilincinin hangi noktada olduğunu da takip ederek ilerlediğimiz ve artık geçmişte yapılan katartik (bağırmalar, ağlamalar, duygusal travmaların içinde kalma, ayakları, elleri yere vurma gibi) çalışmaların artık gereksiz olduğunun farkındayız. Çünkü Türkiye’de de tüm dünyada olduğu gibi nefes farkındalığı bundan 10 yıl öncesine gore bambaşka bir noktada. Artık 10 yıl önce oluşturulmuş, 10 yıl önceki insane bilincine yönelik nefes çalışmaları tabiki işe yaramıyor; çünkü bugünki insane bilinci farklı noktada.
Bizler nefesi bir AMAÇ olarak değil ARAÇ olarak kullanan, nefes çalışmalarını daha çok enerji çalışmalarını andıracak kadar yumuşak, sakin ve duyarlı yürütüyoruz. Bir saatlik nefes seansı derin bir sessizlik, meditatif durum ve beraberinde gelen şifa enerjisi ile büütnleşmiş şekilde ilerliyor..
Kişi nefes terapisini tek başına uygulayabilir mi?
Bazı nefes terapileri tek başına uygulanabilir ama NFS nefes ve düşünce alışkanlarını değiştirmeye yönelik bir sistem olduğu için bir uzman eşliğinde sonuç veriyor. Bizler nefes alışkanlığımızın farkında olabilseydik buna ‘alışkanlık’ denmezdi zaten. Farkında olmadan yapıyor olduğumuz bir şeyi kendi başımıza nasıl değiştirebiliriz ki? Bizler NFS sistemini bu nedenle kurduk. NFS çatısı altında herkesin özel ihtiyaçlarına, sıkıntısına ve ulaşmak istediği noktaya gore başvurabileceği bir uzman var. Nefesin yanısıra uygulanan diğer metodlar sonuca daha kısa sürede ulaşmamızı sağlıyor.
Seansları kaç dakika sürüyor?
Bir saat ile bir buçuk saat arası.. Bu nefese ek olarak hangi sistemin veya sistemlerin uygulandığına bağlı. Örneğin kilo vermek isteyen bir kişiye beslenme uzmanı bir arkadaşımız destek olurken zihinsel desteğe ihtiyacı olan kişiye quantum uzmanı bir arkadaşımız destek oluyor ve hepsinin uygulama süreleri farklı.
Nefes’in yararları neler?
Nefesin fiziksel yararları daha fazla enerji, hücre yenilenmesi, bedenin toksinlerden arınması, gençleşme, ağrıların, kronik fiziksel rahatsızlıkların iyileşmesi. Nefes tüm bunların yanı sıra yarattığı yüksek frekanstaki enerji sayesinde mental ve duygusal olarak yıllardır enerji bedenimizde toplanan tıkanık ve yoğun enerjileride dönüştürebiliyor. Buda bize duygusal ve mental olarak müthiş bir özgürlük veriyor.
Nefes alışkanlığımızı değiştirmek hayatımızı nasıl değiştiriyor?
Litimtleyici nefes alışkanlıklarımız yaşamımız boyunca yaşadığımız tüm limitlerin, problemlerin, sıkıntıların, hatta hastalıkların kökündeki sebep... Çünkü insanın zihninde negatif bir şey düşünebilmesi, negatif bir duygu içerisinde kalabilmesi veya sisteminde herhangi bir negatiflik; doğal olmayan, hastalıklı bir durum yaratabilmesi ancak nefesini tutuyorsa mümkün. Buradan da anlaşılıyor ki, bizler eğer doğal ve almamız gerektiği gibi nefes alıyor olsaydık, yani limitleyici nefes alışkanlıklaırmız olmasaydı negatif duygu ve düşüncelerimiz de olmayacaktı. Yaşamımızda yaşadığımız her tecrübe zihnimizdeki düşünceler nedeniyle olduğu için de pozitif düşünen kişiler olarak pozitif, sağlıklı tecrübeler yaşıyor olacaktık.
Hepimiz bebekken doğru nefes alabiliyoruz, büyüdükçe nasıl oluyor da nefes alışkanlıklarımız farklılaşıyor?
Aslında her şey, aile içerisinde yaşanan olaylardan sosyal ilişkiler, iş ilişkilerimiz ve kendimizle olan ilişkimize kadar her şey, her tür durum ve düşünce nefes alışkanlığımızı kısıtlayabilir. Yanlış nefes dediğimiz şey doğal nefesin dışındaki tüm nefes alışkanlıkları...
Nefesi yanlış kullanmak kişilerin hayatında ne gibi sonuçlar (hastalıklar) doğuruyor?
Doğal olmayan nefes alışkanlıkları tabiî ki doğal olmayan yaşam koşulları ve durumlarına sebep oluyor. Örneğin öfke, sinir, sıkıntı, korku gibi duygular doğal duygular değil. Bir kişi bu duyguları hissedebilmek için nefesi tutmak ve epey enerji harcamak zorunda. Oysa nefesi açık olan ve doğal nefes alan kişiler aynen hepimizin çocukluğunda olduğu gibi sıkıntı, stres, huzursuzluk gibi duyguları isteseler de hissedemezler. Bugün tıbben de bilinen kırkın üzerinde ‘’anarobik’’ hastalık var. Kanser bunların en başında geliyor ve bu tür hastalıklaırn en önemli özelliği oksijenin bulunduğu ortamlarda var olamamaları. Yani bir hücremizin içerisinde kanser olabilmesi için bizim limitleyici bir nefes alışkanlığımız olması ve o hücrenin içine yıllarca nefes almamış olmamız, böylelikle bu hücrenin içinde yaşam enerjisi yani oksijen kalmamış olması gerekiyor. Aksi takdirde kanser olamıyor. Bunun gibi eğer hücrelerimizin içerisinde yeterince oksijen olsaydı hiçbir zaman olamayacak hastalıklar var. Kişinin nefesi ne durumda olursa olsun açıldığı ve doğal şekilde akmaya başladığı zaman hastalıkların da kendiliğinden yok oluyor olmasının sebebi bu. Çünkü bedenimizde oksijen; nefes, yaşam enerjisi varsa aynı anda hastalık olamıyor.
Toplumları da nefes alışkanlıklarına göre sınıflandırmak mümkün mü?
Hem evet, hem hayır. Kolektif olarak aynı tür nefes alışkanlıkları olan toplumlar var tabiî ki.. Herhangi bir toplumda yaygın nefes alışkanlıkları olabiliyor ancak bir genelleme yapmak çok da mümkün değil, dünyada yaşıyan insan sayısı kadar farklı ve değişik nefes alışkanlığı var.
Nasıl doğru nefes alabiliriz? Yaşam değiştiren bu yöntem nasıl uygulanıyor?
DOĞAL NEFES bir yöntem değildir. Tam tersi tüm yöntemlerin, tekniklerin ve doğal olmayan her şeyin son bulmasıdır. Aslında biz hepimiz hücre hafızamızda doğal nefesle igili bilgiler taşıyoruz. Çünkü doğal nefes bir teknik veya metod değil, tam tersine OLMASI GEREKEN. Nefesimizi açmak için özel yöntemlere ihtiyaç duyuyor olmamızın tek sebebi yaşadığımız yüzyılda limitleyici nefes alışkanlıklarının çok fazla olması. Bugün Türk toplumunun %90’ının limitleyici nefes alışkanlıkları var. Yani toplumumuzun %90’ı alması gereken nefesin sadece %30’unu alıyor. Bu nedenle de sağlık, mutluluk, huzur veya bolluk seviyemizin de %30’unu tecrübe ediyoruz. Nefes açıldığında yaşamımızın tamamı değişiyor, açılıyor ve rahatlıyor olmasının sebebi de bu işte.. Nefesi açmak için ise ne kadar kuvvetli nefes alışkanlığınız varsa (yaşamınızda ne kadar çok sıkıntı varsa) o kadar uzman bir kişiyle çalışmak gerekiyor. Şu an bulunduğumuz noktada nefesin kendiliğinden veya tek bir metodla açılması mümkün gözükmüyor, ancak bir uzman eşliğinden yapılabiliyor.
Doğru nefes alışkanlığı, aynı zamanda bir yaşam tarzını da beraberinde getiriyor mu?
Doğal nefes insanı doğal ve olması gereken duruma, optimum sağlık seviyesine getiriyor ve bu seviyede kalabilmemiz için gereken farkındalık ve duyarlılığa sahip olmamızı sağlıyor. Limitleyici nefes alışkanlıkları ortadan kalktığında limitleyici nefes alışkanlıkları da ortadan kalkıyor.
Doğru nefes almanın sağlıklı yaşama ne gibi katıkları var? Her şeyin başlangıcı mı?
Doğal nefes alıyor olmak aslında her şeyin çözümü. Çünkü doğal nefes bedenimizi sürekli detox prosesinde tutuyor; yani biz içimize ister beslenme ister yaşam tarzımız nedeni ile içimize ne kadar toksin sokarsak sokalım nefesimiz açıksa sistemimiz bizi sürekli arındırıyor, temizliyor, bizi sürekli canlı ve sağlıklı tutuyor.
Mesela aynı ölçüde sigara içen iki kişinin biri sağlıklı kalırken diğeri akciğer kanseri olabiliyor. Bu iki kişinin nefeslerini inecelediğimizde ise kanser olanın nefesini vermeden önce uzun süre tutan bir nefes alışkanlığı olduğunu görüyoruz- bu şekilde nefes aldıkça kişi negatifliğe tutunma eğilimi gösteriyor yani içtiği sigaradaki zehirli maddeleri sisteminde tutuyor. Oysa hastalanmayan diğer kişiye baktığımızda onun nefesinin açık olduğunu, böylelikle sisteminin zehirli maddeleri dönüştürdüğünü, içinde barındıramadığını görüyoruz. Nefesimiz bize kendi kendimize şifa verebilmemiz ve sağlıklı kalabilmemiz için verilmiş en etkili araç. Doğal ve açık bir nefesi olan kişi inanın istese de hastalanamaz! Zaten benim yaptığım şeyde doğal nefesten uzaklaşmış, kuvvetli nefes alışkanlıkları olan kişilerin nefesini açmak. Böylelikle ömür boyu sağlıklı, huzurlu, dinç kalabiliyorlar.
Zayıflamak isteyen biri nefes terapisi yaparak bu isteğine kavuşabilir mi?
Nefes düşünceyi maddeye yani üç boyutlu realiteye geçirmek için etkili bir araç. Ne istediğinizi biliyor ve nefesiniz açıksa yapamayacağınız hiçbir şey yok!
Nefes terapisinden nedir?
Nefes son yıllarda insanların sıkça ihtiyaç duydukları, yaşamlarındaki hedefleri gerçekleştirebilmek için, daha iyi olana, daha güzel olana adım atabilmek için başvurdukları objektif bakış açısına sahip kişilerden aldıkları yaşam koçluğu desteğinin başarı oranını %100’e çıkarabilmek için kullanabileceğiniz en etkil araç. Aslında ben herhangi bir yaşam koçunun yaptığı işi yapıyor, ona nefes çalışmaları ekleyerek bir bakıma çok daha etkili olmasını ve hatta %100 sonuç alarak kişinin değiştirmek istediği şeyi birkaç hafta içerisinde hatta çoğunlukla birkaç gün içerisinde değiştirebilmesini sağlıyorum.
Nefes terapisinin yaşamımıza kattıkları nelerdir? Daha çok kimler nefes terapisi alma ihtiyacı duyuyor?
Herkes, bu konuda hiçbir kriter yok. Yaşamında herhangi bir konuda herhangi bir şeyi değiştirmek isteyen herkes dönüştürücü yaşam koçluğu sistemlerinden faydalanabilir. Nefes terapisi bu sistemin sadece %10’unu oluşturuyor. Tek başına asla yeterli olmuyor.
Türk halkı doğru nefes alıyor mu?
Evet ve hayır. Evet, çünkü toplumumuzun %90’ının ‘’limitleyici nefes alışkanlıkları’’ var. Hayır, çünkü ‘’yanlış nefes’’ diye bir şey yok. Limitleyici nefes alışkanlıklarımız var. Bunda yanlış olan bir şey yok. Nefesi yanlış demek o insana sen yanlışsın demekle aynı şey çünkü. Kimse yanlış değilki, herkes olması gerektiği gibi. Ancak şunu bilmemiz önemli bir adım bizler için: ‘’nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz’’ ve limitleyici bir nefes alışkanlığımız varsa yaşamımızda da bir sürü limit, sıkıntı, problem, yolunda gitmeyen, ‘’olmaması gereken’’ şey var. Bu olmaması gerekenler ne kadar çoksa biz o kadar mutluluktan ve mükemmelikten uzağız bir bakıma. Nefes alışkanlığını ortadan kaldırdığınızda ise yaşam sadeleşiyor, arınıyor, SADECE olması gereken insanlar, durumlar, koşullar varolabiliyor… Kolaylaşıyor bir bakıma.
Nefesimizi açarak neler elde edebiliriz?
Açık nefesin pek çok olumlu etkisi var. Son yapılan bir araştırmalar her gün aldığımız toksinlerin yüzde 70’inin nefes ile atıldığını ortaya koyuyor. Derin, tam nefes aynı zamanda iç organlar ve karın kaslarına masaj yapıyor ve güçlendiriyor. Yine araştırmalar gösteriyor ki diyafram nefesini öğrenen kalp hastaları kalp sağlıklarını önemli ölçüde iyileştirebiliyorlar. Araştırmacılar yüksek tansiyon bulguları ve endişenin bilinçli nefes alma ile hafifletilebildiğini kanıtladılar. Etkin nefes almanın fiziksel faydalarının yanı sıra, bazı özel nefes alma teknikleri duygusal strese de yöneltilebilir.
Kısaca açık nefes bize daha fazla enerji, sağlık, mutluluk getiriyor, hücrelerimizin yenilenmesini, cildimizin ve tüm bedenimizin gençleşmesini, rahat, huzurlu, canlı ve dinamik olmamızı, net düşünebilmemizi sağlıyor.. Teyp gibi sürekli olarak zihnimizde tekrarladığımız düşünceler son buluyor, istemediğimiz duygular yok oluyor; öfke, sinir, gerginlik, tedirginlik, korku son buluyor.. En güzeli de yaşamımız ve aldığımız kararlar net, kesin ve kendiliğinden ve bizi amaçlarımıza en kısa yoldan ulaştıran kararlar oluyor.. İsteklerimizi gerçekleştirmek için ekstra bir enerji harcamamıza gerek kalmıyor, her şey kendiliğinden oluyor!!!
Nefesimizi nasıl açarız?
Artık Türkiye’de de bu konuda birçok çalışma yapılıyor. Birkaç yıl önce benimle birlikte nefese başlamış, kendi nefeslerini açmış 30 kişi şimdi benle birlikte çalışıyor. Harika bir ekibimiz ve birbirinden renkli çalışmalarımız var. Giriş çalışmalarına katılabilir, özel seanslar alabilirler..
Nefes çalışarak bilinçli hale gelir mi?
Kesinlikle evet.
Hastalıkların kaynağında da yanlış nefes kullanımı var mı?
Evet. Limitleyici nefes alışkanlıkları neredeyse tüm hastalıkların ana sebebi.
İnsanlardaki belirli nefesler farklı yapılar mı demek?
Evet. Nasıl nefes alıyorsanız öyle bir nefes alışkanlığınız ve yine öyle bir karakteriniz, dolayısıyla nefes alışverişinizle tamamen doğru orantılı bir yaşamınız oluyor.. NFS sisteminde ‘nefes analizi’ dediğimiz sistemler bizler, nefes eğitimi almış ve nefes alışkanlıklarını tanıyan, bir bakıma ‘nefesi okuyabilen’ kişiler kişinin sadece nefesine bakıp karakteri ve yaşamı ile ilgili her şeyi söyleneyebiliyoruz! Bu herkese ‘inanılmaz’ gözüken yöntem bir süre sonra o kadar sıkıcı olmaya başlıyorki iş dışındaki vakitlerde, özellikle özel yaşamınızda kimsenin ‘nasıl bir insan’ olduğu veya ‘nefes alışkanlığı’ ile ilgilenmemeye başlıyorsunuz! Bir bakıma insanların özünü sevebilme şansını doğuruyor bizler için.
Doğum travmasının nefes terapisiyle atlatılabileceğini söylüyorsunuz. Doğum travması tam olarak ne demek? Nefes terapisiyle doğum travmasını yenmek hayatımızda nasıl sayfalar açar bize?
Günümüz koşullarındaki normal bir doğumun gerçekleştiği mekanı gözünüzün önünde canlandırın. Soğuk bir hastane odası… Beyaz ağırlıklı, donuk ve parlak renkler, bol ışık, hastane aletlerinin sesi, makine sesleri, hemşireler, doktorlar, bir sürü gürültü. Ve bir de anne karnındaki bebeği düşünün.. Ilık, loş, karanlık, rutubetli, sessiz bir ortam. Anne karnındayken tek duyduğumuz ses annemizi kalp sesi ve dışarıdan gelen uğultular. İçerisi son derece sessiz, güvenli, sımsıcak. Annemize bir kordonla bağlıyız, tüm ihtiyaçlarımız kendiliğinden karşılanıyor, açlık, susuzluk nedir bilmediğimiz bir ortam.
Ve DOĞUM… Bir anda annemizin karnından, o sessiz, huzurlu, sıcak ortamdan dışarı çıkıyoruz ve karşılaştığımız yeni ortam HİÇ alışkın olmadığımız, daha önce HİÇ karşılaşmadığımız bembeyaz, aydınlık, soğuk, gürültülü bir ortam. Kendimizi güvensiz hissetmemiz için her şey mevcut yani. Ve bu yetmiyormuş gibi bir anda göbek bağımız kesiliyor. Ciğerlerimiz henüz gelişimini tamamlamamış, 9 aydır suyun içinde yaşıyoruz ve ciğerlerimizin gelişimi doğumdan sonra 20 dk içinde gerçekleşecek. Oysa göbek bağı hemen kesiliyor, yaşamak için nefes almak ZORUNDAyım.. Ve ilk nefes daha gelişimi tamamlanmamış ciğerleri parçalarcasına açarak ACI içinde alınıyor. Bu acının üstüne ilk açlık ve susuzluk hissi de çorbanın tuzu oluyor. Tabi şanslıysak popomuza bir şaplak!
İşte doğum travması..
Bu travma nefes seanslarının daha ilkinde, seans içinde 5-6 dakika içinde tamamen yok oluyor.. Nefes seansları sonrası insanların müthiş bir huzur ve güven hissi içinde olmalarının asıl sebebi de bu zaten..
Aynı terapinin aşk acısıyla ilişkisi nedir?
Yaşayanın bitmeyecek sandığı ayrılık acısından nefes terapisiyle kaç seansta kurtulmak mümkündür?
Herhangi bir acının bedenimizde kalabiliyor olması ancak nefesimizi tutuyorsak mümkün. Nefesimizi tutarak sistemimizde tuttuğumuz tüm acılar, hayal kırıklıkları, kalp kırıklıkları, her neyse nefes açıldığı an temizlenmiş oluyor. Bir an meselesi… Bu acıların dönüşmesi, yok olması değil nefesin açılması zaman alıyor, nefes açıldığı ‘an’ acı yok.. Hiçbir acı yok!
Nefes terapisi kişiliğimizin hangi alanlarını hedef alır?
Mesela özgüven sorunu, kendini sevmemek… En çok hangi yönlerimiz değişir nefes terapisi aldıktan sonra?
Hepsi… Siz ne istiyorsanız o olacak, ne istiyorsanız…
Çağımızın hastalıklarının tedavisinde nefes terapisi yararlı mı?
Evet ve hayır. Nefese bir ‘’tedavi’’ olarak bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Nefes bizim ‘’sistemizin mükemmel çalışmasını sağlayan araç’’ ve sistemimiz - bedenimiz, zihnimiz, kalbimiz - düzgün çalışıyorsa zaten hastalık olabilme ihtimali yok. Nefesi açma yöntemi tedaviden çok bir ‘’hastalık olma ihtimalini tamamen ve ebediyen ortadan kaldırma sistemi’’dir. Ve bu bir NFS master breath semineri ile sağlanıyor.
Herhangi bir sorunumuzda nefes terapisinden bekleyebileceğimiz nihai yarar ne olmalıdır?
Tek başına yeterli bir terapi mi, yoksa başka terapi ya da tedavi yöntemleriyle desteklenmesi gerekir mi?
Nefes eşittir yaşam… Yaşamda tamlık, huzur, mutluluk, tatmin tabiî ki sadece nefesten geçiyor… Hatta nefes veya herhangi bir ‘terapi’ veya ‘tedavi’ sistemine ihtiyaç duyuyor olmamızın bile sebebi ‘’nefesimizi tutmuş olmamız’’… Nefesinizi tutmuyorsanız terapiye ihtiyaç yokki!
Nefes terapisinden geçtikten sonra hayatı değişmiş kişiler var mı?
Bu açıdan tanık olduğunuz örnek vakalar var mı bizimle paylaşabileceğiniz?
Yüzlerce… Hücrelerinde artık kanser olmayanlar, kısır olup çocuk sahibi olanlar, panik atak, kalp rahatsızlıkları, kemik erimeleri, diabet, astım insanların seminer sonrası yendikleri hastalıklar.. En güzeli bunu kendi nefesiniz, kendi kendine yapıyor, sizin özel olarak pek bir şey yapmanıza gerek kalmıyor! Maddi olarak sıkıntılar yaşayan ve bu sıkıntıları aşan yüzlerce kişi.. Evlenmek isteyip evlenenler, özgürlük isteyip özgürleşenler, başarı isteyen başarılı kişiler, araba isteyip araba alanlar, ev isteyip ev alanlar, ev satanlar.. Hayatının aşkını bulanlar.. Web sitemizde bu tecrübelerini bizlerle paylaşan birçok kişi var.
Nefes eğitimi almayan kişiler, nefesini doğru kullanamıyor mu?
Ben ‘nefesi doğru kullanmak’ sözünü çok sevmiyorum. Çünkü nefesin tamamını/nefes alış sistemimizi açmak ile ilgileniyorum. Yani nefes alış sisteminizi değiştirmek ile.. Hali hazırda olan nefesi farklı şekilde kullanmak veya kontrol etmekle ilgili değil.. Eğitimlere katılan kişilerin nefesi yapılan çalışmalar sayesinde kendiliğinden açılıyor, doğru kullanma ile ilgili bir sistem uygulamaktansa nefesin değişmesi sağlanıyor.
MUCİZE KURSUna katılmadan koçluk eğitimine katılabilir miyim? Hayır.
19. Kleptomani gibi psikolojik rahatsızlıkların çözümü MUCİZE KURSU olabilir mi? Kesinlikle.
Yaptığım ilk nefes çalışmasında vücudumda çok kasılma ve karıncalanmalar oldu bu normal mi?
Çok normal. Vücudunuzda geçmiş yıllarda ne kadar çok negatiflik, tıkanık, katı enerji biriktirdiyseniz ilk seanslarda bu enerjileri dışarı atıyor olduğunuz için o kadar çok kasılma ve karıncalanma hissedersiniz. Bu iyi ve bizim istediğimiz bir şey. Bir süre sonra bu kasılmalar tamamen ortadan kaybolmaya başlayacak.
Giriş Çalışması sonrasında ne yapmalıyım?
Web sitemizdeki ‘’NFS master academy sisteminde nasıl ilerlemeliyim’’ bilgilerinin olduğunu sayfaya bakmanızı tavsiye ederiz.
Fiziksel engelim var nefes çalışması yapabilir miyim? Kesinlikle evet.
Arka arkaya seans alacak durumum yok ayda bir seans yapsam faydası olur mu?
Ayda bir seans ile ilerlemek tavsiye ettiğimiz bir şey değil. Size uygun bir ödeme planı yaparak üst üste beş gün veya en fazla 15 gün içerisinde 5 seans yapmanızı tavsiye ediyoruz.
Burnum ve sinüslerim tıkalı; gündelik hayatta rahat nefes alamıyorum nefes çalışmasından ne gibi bir fayda elde edebilirim?
Burnunuz ve sinüsleriniz daha ilk nefes seansında açılır.
Kemoterapi tedavisi görüyorum nefes seansı yapabilir MUCİZE KURSU’na katılabilir miyim? Kesinlikle evet. Nefes seansları ve zihin dönüşüm metodları özellikle kanser hastaları için destek tedavi olarak doktorlar tarafından da tavsiye edilen metodlar.
Daha önce yoga yapıyordum yogada pranayama yani nefes çalışması var bu sistemin farkı nedir? Pranayama ve doğal nefes çalışmalarının sistemi de hedefi de tamamen farklı. Pranayama kişiye rahatlatmayı, sakinleştirmeyi hedeflerken doğal nefes çalışmalarındaki hedef potansiyelimizin tamamını kullanma, yaratıcılığımnızı arttırma, yaşamımızı değiştirme ve MUCİZE BİLİNCİ ile birleşerek yaşamımızda tüm dileklerimizi gerçekleştirme.. Pranayama bir rahatlama metoduyken doğal nefes çalışmaları bir dönüşüm metodudur.
Yıllar boyu edindiğim nefes alışkanlığını üç günlük bir kursta değiştirmem nasıl mümkün? Mümkün. Web sitemizde MUCİZE KURSU bölümünde yer alan daha önce kursa katılan kişilern yorumlarına göz gezdirmenizi tavsiye ederiz.
NEFES VE GÜZELLİK
Doğal şekilde, olması gereken şekilde nefes alıp vermek cildimiz için neler sağlıyor?
Açık ve bağlantılı bir nefes kan dolaşımımızı düzene sokuyor, hücre yenilenme hızımızı arttırıyor; bu nedenle cilt kendi kendini daha hızlı yeniliyor, gençleştiriyor. Ayrıca saçlarımız, gözlerimiz da parlamaya, ışıldamaya başlıyor. Vücudumuz içinde yıllarca biriktirdiği toksinleri hızla dışarı atmaya başlıyor, hem içsel ve hem dışsal olarak güçlü bir arınma prosesi içerisine giriyoruz. Açık ve güçlü nefesi bir hortumun içinden geçen tazyikli bir su gibi düşünebilirsiniz. Su ne kadar tazyikli ve güçlü ise hortum içini o kadar iyi temizler, tabi dışını da. Aynen bu şekilde, nefesimiz ne kadar güçlü ve akışkan ise bedenimizin içi de dışı da o kadar iyi temizleniyor, yenileniyor, gençleşiyor.
Doğal nefesle yaşlanma geçiktirilebilir mi?
Kesinlikle. ‘’Mucize Kursu’’ adlı seminerimiz ve özel seanslar sonrasında gerçek anlamda bir muciz eoluyor! Seminerden kısa süre sonra saçlarındaki beyazlaması duran, yüzündeki kırışıklar azalmaya başlayan, yataktan zor kalkarken bir anda koca bir enerji deposu olan yüzlerce kişiye tanık oluyorum her gün. Tabii ki.. Nefes eşittir yaşam.. Ne kadar iyi nefes alıyorsanız o kadar yaşam, gençlik, enerji doluyorsunuz. Nefesiniz güçlendikçe siz de güçleniyor ve gençleşiyorsunuz!
Var olan kırışıklıkları gidermek için nefes çözüm olabilir mi?
Kesinlikle. Hatta çözüm oldu bile. Size nefes sayesinde gençleşen birçok ünlü isim sayabilirim. Mesela Goldie Hawn. Hatta son kitabında nefesin yaşamını nasıl değiştirdiği ve onu nasıl gençleştirdiği ile ilgili bir bölüm var… Ben de bu konuda iyi örneklerden biriyim.. Beni yolda durdurup ‘hangi cilt ürününü kullanıyorsunuz?’’ diye soruyorlar.. Bilseler ki ben öyle özel bir ürün falan kullanmıyorum, nefesim açık, onun sayesinde cildimi yeni ve taze tutuyorum..
İnsanlara genç ve sağlıklı görünmeleri için ne önerirsiniz?
En kısa zamanda NFS master academy bünyesinde bulunan bu konuda uzman bir kişiyle çalışıp nefeslerini açsınlar. Nefes açma çalışması ile ‘’nefes teknikleri’’ farklı şeyler, bunu da hatırlatma ihtiyacı duyuyorum. Nefes açma çalışmalarında bir kişinin nefesi analiz edildikten sonra nefesin gitmediği noktalar elle stimüle edilerek açılır. Bu metodun dışındaki tüm metodlar ‘’nefes teknikleri’’ başlığı altında toplanır ve bu çalışmalar nefesi açmaya yönelik değil, başka amaçlarla hazırlanmış çalışmalardır. Bu konuda daha detaylı bilgi bulabileceğiniz NEFES adlı kitabım yakında kitapçılarda ?.
Nefes ile cilt nasıl gençleştirilir?
Doğal nefes sistemimizin mükemmel şekilde çalışmasını sağladığı için vücudumuzun zaten doğal olarak yapıyor olduğu hücre yenilenme prosesini destekliyor ve hızlandırıyor.
Ne kadar zamanda nasıl bir değişiklik olur?
Kişinin nefesi açıldıktan ve doğal şekilde akmaya başladıktan 3-4 gün sonra ciltte yenilenme başlar, birkaç ay içerisinde ise herkes tarafından fark edilir hale gelir..
35 yaşında olan birisi nefes çalışınca kaç yaşındaki insanın cildine sahip olabilir?
Şu an 35 yaşındaki insanların ortalama %80’i 50 yaşındaki bir kadının cildine sahip! Aslında 35 yaşında bir kadının cildi çok daha pürüzsüz, genç ve kırışıksız olmalı… Doğal nefesi olan bir insanın cildinde kırışıklıklar 40 yaş sonrası başlamalı. Oysa bu bugünün koşulları ve limitli nefes alışkanlıkları nedeni ile hemen hemen imkansız gözüküyor! Halbuki doğalı bu, doğal nefes alıyor olsaydık 40 yaşına kadar 20 yaşındaki bir insanın cildine sahip olacaktık! O yüzden nefesinizi ne kadar erken yaşta kontrol ettirir ve açar, doğal nefes almaya başlarsanız o kadar iyi.
Sivilceli ve akneli ciltler düzelebiliyor mu? Düzeliyorsa ne kadar zamanda düzelir?
Tabii ki… Aynı zamanda.. Doğal nefes bedenimizin doğal prosesi olan hücre yenilenmesini desteklediği ve hızlandırdığı için nefesi açılan kişinin cildi de kendini birkaç gün içerisinde tamamen yeniliyor. Hücrelerin tamamının yenilenmesi gerçekleştiğinde eski problemli cilt gidiyor yerine net, duru ve sağlıklı bir cilt geliyor.
Kaç seans nefes çalışmak gerekir?
En az 10 özel seans. Bana kalırsa ideal olan herkesin en az 3 özel seans aldıktan sonraMUCİZE KURSUna katılması. Bu seminer boyunca her gün 3 nefes seansı ve özel egzersizler yaptığımız için sadece cildiniz değil tüm bedeniniz yenilenme şansına sahip oluyor!
Toplumun %80’inin limitleyici nefes alışkanlıkları var ve bu alışkanlıkları dönüştürmek, nefesi açmak ve kişinin yeniden doğal nefes almasını sağlamak biraz vakit alabiliyor. Tavsiyem problemli cildi olan veya kırışıklıklarını önlemek, gidermek, cildini yenilemek ve gençleştirmek isteyenler hiç vakit kaybetmeden MUCİZE KURSUna katılsınlar, sonuçlara inanamayacaklar!
MEDİTASYON
Bu arada meditasyon çalışmalarınız da var, merkezinizde ne tür meditasyonlar yapılıyor?
Aslında seminerlerin hepsinin içinde aktif, pasif, sesli, sessiz birçok meditasyon uygulanıyor. Ayrıca her sene bir defa 10 günlük Vipassana Meditasyon (sessizlik meditasyonu) kurslarımız oluyor. Bu meditasyon dünyanın en güçlü arınma metodlarından biri; sabah günün ilk ışıkları ile birlikte meditasyon yapmaya başlıyoruz ve günün neredeyse yarısı gözlerimiz kapalı şekilde kalıyoruz. Bu müthiş bir enerji birikimi ve içsel bir derinlik sağlıyor. Yeme, içme, uyuma gibi ihtiyaçları bile minimuma indiriyor çünkü insanın ana besin kaynağı ÖZü.. Özümüzle geçirdiğimiz vakit bize sadece ruhsal anlamda değil mental, duygusal ve en önemlisi fiziksel şifa veriyor.
Yeni dönemde, 2008 Ekim ayından itibaren merkezimizde meditasyon dersleri başlayacak ve düzenli olarak devam edecek..
Şehir dışındaki ve doğadaki meditasyonlarınızdan da biraz söz eder misiniz?
Şehirdışına sadece Vipassana Meditasyon Kampları için gidiyoruz. Vipassana gelmiş geçmiş en güçlü arınma metodu. Peygamberilerin hepsinin; Hz. Muhammed, Hz. İsa… Peygamber bilincine geçmeden önce 40 gün boyunca derin bir sessizliğe çekilmiş olduklarını duymuşsunuzdur.
Vipassana minimum 10 gün, tercihen 40 gün boyunca tüm dünyayla ilişkinizi tamamen kestiğiniz ve bu sure boyunca sessiz kaldığınız meditasyon şekli. Ben gerçek anlamda arınma sağlayan tek meditasyon metodu. Sabah 4’te kalkıyoruz, akşam 9’da uyuyoruz, tüm gün sadece bir öğün yemek yiyoruz. Böyle bir meditasyon kampına katılacak kişilerin bunu tecrübeli ve uzman bir kişiyle yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü 10 gün boyunca insanlar kendi içlerine doğru belkide hayatlarında ilk defa çok derin bir yolculuğa çıkıyorlar.. Kendileri ile baş başa kalıp her geçen an daha derin bir bağlantıya geçiyorlar.. Ne zaman neyle karşılaşacağımız belli olmuyor . Her an her şey olabiliyor; gitmek isteyenler oluyor, duygusal boşluğa düşenler oluyor, sıkılanlar... Neler neler..
Bana yıllar önce bir meditasyon hocam Vipassana eğitmenliği vasıflarına sahip olduğumu söylemişti, bense bunun bir vasıf olması gerektiğini anlamamıştım. Benim için 10 gün, 20 gün sessiz kalmak o kadar kolay ki, insanların bu konuda zorlanabileceği aklımın ucuna gelmedi. “Aman canım herkes yapar Vipassana özel bir yetenek gerektirmiyor ki sessiz kalmak, zihni sessiz tutmak, gözünü kaparsın zihin sessiz zaten” demiştim.. Eğitimlerime başladıktan sonra şaşırarak herkesin zihninin sessiz olmadığını gördüm.. Meğer herkes gözlerini kapadığında onları içerde derin bir sessizlik beklemiyormuş.. İşte o gün o eğitmenimin bana ne demek istediğini anladım.. Şimdi en kolay yaptığım ve en sevdiğim şey olan sessiz kalmayı bir rehber olarak sürdürüyor, derin sessizliği ve bilincinin daha derin boyutlarını deneyimlemek isteyen kişilere destek oluyorum.
Hayatımızı daha huzurlu yaşamamız için neler önerirsiniz?
Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol…
Bol dinlen, meditasyon yap, sağlıklı beslen ve hepsinden önemlisi kendini ve etrafındaki herşeyi sev.. Olmamız gereken doğallıktan, sağlık ve dinginlik noktasından uzaklaşmış olabiliriz, bu 21. yüzyıl insanlarının en büyük problemi. Ancak hiçbir zaman geç değil. Bugün bizi mental, duygusal ve ruhsal anlamda optimal sağlık seviyesine; yani OLMAMIZ GEREKEN SAĞLIK NOKTASIna geri döndürmek üzere planlanmış binkerce metod var. NFS master academy olarak görevimiz sizlere tüm bu metodlar arasından en etkili, çabuk ve kolay olanları tarafsızca seçmek ve bu konuda size destek olmak..
SAĞLIKLI BESLENME
Çiğ gıda nedir? Bu sınıfa sadece taze sebze meyveler mi girer?
Çiğ gıdalar pişirilmemiş, işlem görmemiş, belli derecenin üzerinde ısıtılmadığı için içerisindeki enzimler, vitaminler, mineraller ölmemiş gıdalar. Sebze, meyve, kuruyemiş ve filizlenmiş gıdalar çiğ gıdalar altında sayılabilir.
Çiğ gıdalar tüketmek neden önemli? Vücudumuza ne faydası var?
Evet.. Bedenimize ne kadar canlı gıda alırsak bedenimiz o kadar canlanır.. Bir besin ne kadar canlı ise hücrelerimizin içine o kadar yaşam enerjisi sokuyoruz demektir. Canlı gıdalar hücrelerimizin yenilenmesini, genç kalmamızı sağlıyor.
Çiğ gıdalarla hangi yemek hazırlamak zor mu? Çok vakit alır mı?
Hem evet hem hayır. Hazırladığınız yemeğe göre değişiyor. Bazı yemeklerin sadece hazırlığı bile günler sürerken bazıları 15 dakikada yapılabiliyor.
Pişirilerek hazırlanan gıdaların içine un, krema, yağ gibi şeyler eklendiği için kalori miktarı da yükseliyor. Aynı şey çiğ yemekler için geçerli mi?
Tabi.. Çiğ yemeklerde ise susam yağı, zeytinyağı, bol avakado ve kuruyemiş kullanılıyor eğer fazla yerseniz kilo yapabiliyor.
Çiğ gıdalarla hangi tür yemekler hazırlanabilir? Örneğin hepsi salata gibi aperatif yemekler midir? Tatlı yapılabilir mi?
Tabiî ki hayır. Her tür yemek hazırlanabilir. Salatalar, çorbalar, biber dolması bile yapabilirsiniz! Hatta patlıcan kızartma lezzetinde bir patlıcan yemeği mesela.. Her tür tatlı..
Çalışmalarınız arasında çiğ yiyeceklerle beslenme kursundan biraz söz edebilir misiniz? Nasıl tanıştınız bu yöntemle?
NFS master academy seminerlerinde Raw Food yani canlı/çiğ beslenme ile ilgili bölümler de var. Ben genel olarak özellikle gençleşmek, arınmak, hücre yenilemek ve daha sağlıklı olmak isteyen herkesi bu şekilde beslenemeye yönlendiriyorum. Ben dönem dönem artıp azalarak (%70-%100) oranında çiğ besin ağırlıklı besleniyorum. Bazen tamamen çiğ besleniyorum, bazen pişmiş gıdalardan tadarak salataların yanında yiyebiliyorum. Genel olarak vejetarjen bir çiğ beslenme tarzı uyguluyorum. Aslında canlı gıdalar ile beslenme 2000 yıl öncesine dayanıyor. Tahmin edersiniz ki insanlar ateş bulunmadan önce gıdaları en doğal halinde, canlı tüketiyorlardı! Milattan önce 500’lü yıllarda Yunan mitolojisinde Pythagoras’ın sağlıklı bir beden ve zinde bir zihin için etrafındaki herkese canlı sebzeler yediriyormuş. Ünlü bilim adamı Hippocrates’te (ilacı bulan kişi) vejetaryen ve canlı ağırlıklı bir beslenme uyguluyor ve herkese bunu tavsiye ediyormuş. Socrates, Plato, Aristotle hepsi vejetaryen ağırlıklı beslenen kişiler. Asya kökenli milletler, özellikle Çin yüzyıllardır sıcak-soğuk, çiğ-pişmiş yemek dengesini koruyarak bedendeki yin-yang dengesini koruyan bir beslenme uyguluyor. Bugünkü bilimsel verilerle baktığımızda görüyoruz ki aslında onların tek yaptığı asit ve baz dengesini korumak. Buradan da anlaşılacağı gibi insan sağlığı için en önemli etkenlerden biri bedenin baz dengesi.
Canlı gıda ekolü Amerika’da çok uzun yıllar önce başladı. Graham unlarının yaratıcısı Sylvester Graham 1820’li yıllarda vejetaryen ve canlı ağırlıklı bir beslenmenin ilk savunucularından. Ancak o yıllarda bu durum doktorları, kasapları, hayvan yetiştiricileri tehdit ettiği için çalışmaları durduruldu. O öldükten sonra onun takipçileri kendilerine Grahamites adı vererek bu konuda birçok kitap yazdılar. Hemen hemen aynı zamanlarda canlı gıdayı Almanlar da savunmaya başladı. 1934’te ise Kalifornia’da ilk sağlıklı yaşam marketi açıldı. Sonra 1917’de John ve Vera Richter bir çift Los Eutropheon adlı ilk Yunan ağırlıklı canlı yemek restoranını açtılar. Daha sonra Vera bu konuda iki kitap yazdı. Nature the Healer ve Cook-Less Book.
Günümüzde bu konuda en iyi bilinen isimlerden biri Ann Wigmore. Wigmore wheatgrass suyu (buğday çimi) içerek kanseri yendi. Sonrasında ise 1963 yılında Boston’da Hippocrates Health Institute adlı bir merkez kurdu. Hippocrates daha sonra Florida’ya taşındı ve şu an dünyanın birçok yerinde yaygın bir zinciri var. Bugün bunun gibi dünyanın birçok yerinde birçok canlı yiyecekle iyileşme merkezi var. Örneğin Arizona’daki Tree of Life Rejuvenation Center ve Brenda Cobb'un Atlanta’daki Living Foods Institute adlı merkezi. Örneğin Kalifornia ve Teksas’ta bulunan Robert Morse'un, yine Florida’daki Gods Herbs isimli merkezi. Sonra Carolina’daki Hallelujah Acres. Bunlar benim bildiklerim. Eminim daha birçok bu şekilde arınma merkezi vardır.
Düzenlediğim ‘raw food’ kursu teorik bilgilerin benim çiğ beslenme tecrübemle birleşmesi ile oluştu. Canlı gıdalar bedeni çok ciddi bir detox prosesine soktuğu için bu şekilde beslenmeye bir anda geçmek pek kolay değil. 10 sene önce birçok defa deneyip ben bile başaramadıktan sonra yavaş yavaş canlı ağırlıklı beslenmeye geçtim.
Bu kursta yemek tarifleri veriyor, pişirmeden pişmiş yemekler kadar lezzetli yemekleri nasıl hazırlayabileceğiniz hakkında bilgiler veriyorum. Şu an bu konuda bir kitap üzerinde de çalışıyor, Raw Food besinlerin yayılabilmesi için çeşitli cafe ve restoranlara danışmanlık yapıyorum. Canlı gıdaları sıkıcı bulunlar bir daha düşünsün, çünkü pişirmeden de en az pişmiş yemekler kadar lezzetli yemekler yapabiliyorsunuz!
Canlı yiyecekler deyince neyi kastediyorsunuz?
Pişirilmemiş, işlem görmemiş tüm sebze, meyve ve filizlenmiş gıdalar.
Neden canlı/yaşayan gıdalar?
Canlı gıdaların bedeni yenilediği ile ilgili tartışma ve araştırmalar devam ediyor ama bir şey kesin olarak biliniyor ki canlı gıdalar içlerinde enzimler, su, mineraller ve enerji barındırıyor. Ve tüm bunlar bedenimizin fonksiyonlarını maksimuma çıkartan besinler. Bedenimiz en iyi pH değeri alkaline (bazik) olduğu zaman çalışıyor. Ve tüm pişmiş yemekler alkaline değeri düşük, asiditesi yüksek gıdalar. (Bazı canlı gıdalarda da asit özelliği var tabi) Bu arada bitkiler enerjiyi maddeye dönüştürme özelliğine sahipken insanlar ve hayvanlar maddeyi enerjiye dönüştürme özelliğine sahipler. Bitkiler su, hava, güneş ve topraktan belirli besinleri fiziksel maddeye dönüştürürler. Küçücük bir mısır tanesini toprağa ektiğinizde bir süre sonra kocaman bir ağaca dönüşebilir. İnsan ve hayvanlarda ise bu tam tersi şekilde işler. Bizler yediğimiz gıdalardan ihtiyacımız olanı enerjiyi, enzimleri, sağlığı alırız. Dolayısıyla ne kadar çok enzim, mineral, enerji alırsak o kadar sağlıklı, genç, enerjik olabiliriz. Kendi hayatınızda da deneyip görebilirsiniz: Siz de bu şekilde mi besleniyorsunuz? Neler kattı hayatınıza bu şekilde beslenme? Yararları neler?
Bir kere enerjim hiç düşmüyor. Yorulmuyorum çünkü bedenim midemde ölü (et, tavuk v.s.) veya işlem görmüş, pişirilmiş gıdalar olmadığı için bu gıdaları öğütebilmek için harcadığı ekstra enerjiyi harcamıyor ve bu enerji bana yol, su elektrik olarak geri dönüyor. Günlük işlerime çok daha fazla enerjim kalıyor.
Sabah 7’de kalkıyorum, kendime ayırdığım bir saatim oluyor, meditasyon yapıyorum, banyo, hazırlanma derken kızım uyanıyor. Onu okula hazırlayıp geçirdikten sonra bir saat spor yapıyor, oradan ofisime geçiyorum. Şanslıysam o gün 5-6 randevum oluyor. Yoğun bir günümse randevularımın sayısı 10’u bulabiliyor ve ben bu görüşme veya özel seansları saat 4’e kadar bitirmek zorundayım, çünkü 4’te kızımı okuldan alıyorum ve birkaç saatimi ona ayırıyorum. O benden sıkılana kadar bekliyorum, sıkılıp kendi kendine oyun oynamak, resim yapmak falan istediğinde bu defa evimde çalışmaya başlıyorum. Bilgisayarda yapılacak işleri bitiriyorum; günlük ofis işleri veya devam ettiğim kitaplarım üzerine çalışıyorum. Yemek, banyo ve kızım erkenden yatıyor. Bazı akşamlar arkadaşlarımla görüşüyorum, haftaiçi çoğunlukla evdeyim, akşamları dinleniyorum. Sabah aynı tempo ve her haftasonu ya İstanbul’da ya başka bir şehirde seminerlerim oluyor. Ve tüm bunlara ramen yıllardır özel bir tatil yapma ihtiyacı duymadım çünkü kendimi yorgun hissetmiyorum! Bunu hem nefesimin açık olmasına hem de canlı besleniyor olmama bağlıyorum. Çünkü içimize ne kadar canlı besin alırsak bizler o kadar canlanıyoruz, enerji ile doluyoruz.
Bu beslenme, görsel olarak da enteresan; çiğ dolma biber, yaprak sarma vs... Alışıldık diyet yemeklerinden farklı değil mi?
Bu bir ‘’diyet yemeği’’ değil.. Çiğ Beslenme’nin tek amacı var: OPTIMAL SAĞLIK. Canlı gıdalarla besleniyorsunuz diye bir deri bir kemik olacak haliniz yok tabiî ki! Canlı gıdaların en önemli etkisi tabiî ki enzim açısından zengin oldukları için hücrelerimizin ihtiyacı olan enzimi alarak daha az yiyerek tok hissettirebiliyor olmaları. Bir besin pişirildiğinde içindeki enzimlerin %70’i yok oluyor. İnsanlar o yüzden yemek yemesine rağmen bir türlü doymuyor.. Tabiî ki doymayız çünkü gerçekten doymuyoruz! Yediğimiz şeylerin içinde ihtiyacımız olan enzimler yoksa bedenimiz bir türlü doymuyor, bu da sadece fiziksel değil RUHSAL TATMİNSİZLİKe de neden oluyor..
Bu şekilde beslenmede pişmiş gıdalara da yer var mı? Nasıl bir birliktelik sunuluyor o noktada?
Daha önce de belirttiğim gibi şahsen katı kuralları sevmeyen bir yapım var. %100 Raw besleneceğim diye kendimi zorlamaktansa sosyal durumlara uyum sağlıyorum. Bir davette veya bir arkadaş toplantısında ‘’ben çiğ bir şey yoksa yemek yemem’’ diyerek herkesi rahatsız edeceğime ortama ayak uydurup az ama onlarla yemek yemeyi tercih ediyorum. Raw Food dünyanın en bilinçli beslenme şekli. Hangi gıdanın vücdudumuza ne etki yapıyor olduğu artık araştırma raporları ile biliniyor. Canlı yersen canlanırsın, ölü yersen kısa zamanda ölürsün bu kadar basit. Dünya çapında bir UYANIŞa ve BİLİNÇLİ YAŞAMa geçtiğimiz şu günlerde ben insanlar bilinçlendikçe Türkiye’de de Raw Food akımını takip edecek çok sayıda insan olduğuna eminim.
Çiğ yiyeceklerle beslenmenin zayıflamadaki rolü nedir?
Sebze ve meyveler pişirildiğinde şeker salgılıyor oldukları için- ve tabi tatlılar- kendileri şeker içerikli olduğu için yedikten sonra bedenimizin insülin dengesini değiştiren besinler. Ve biz pişmiş ağırlıklı besleniyorsak aç kaldığımızda vücudumuzdaki insülin sürekli olarak düşüyor, kendimizi halsiz, yorgun, aksi hissediyoruz. Çünkü pişmiş gıdalar bu şekilde vücudumuzun değerleri ve normal durumu ile oynadığı için bir bakıma BAĞIMLILIK yapıyor. Raw beslenmeye geçtiğimde en çok dikkatimi çeken şey öğün atladığımda hatta günlerce yemek yemesem bile kendimi halsiz, bitkin, yorgun hissetmiyor olmamdı! Meğer yıllar yılı nasıl oynamışım kendi doğal dengemle..
Çiğ yiyecekler ile beslenmenin nefes çalışmalarınız ile bir bağlantısı var mı?
Tabiî ki. NFS semineri insanları daha pozitif, daha güzel ve daha sağlıklı bir yaşama yönlendiren birçok farklı ve etkili metodu içeriyor. Raw Food da bunlardan en önemlilerinden biri. Bizler enerjimizin %70’ini nefesten, kalan %30’unu ise yemek ve uykudan alıyoruz. Ne kadar iyi uyur ne kadar canlı beslenirsek o kadar genç kalırız. Raw Food bir bakıma nefes çalışmalarının yaptığını yapıyor, bu çalışmaları destekliyor. Ne kadar nefes o kadar can. Ne kadar canlı gıda yine o kadar can. Formül basit.
Çiğ yemeği hazırlarken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Kullandığınız sebze ve meyvelerin taze olması yeterli.
Zayıflamak isteyen biri nefes terapisi yaparak bu isteğine kavuşabilir mi?
Nefes düşünceyi maddeye yani üç boyutlu realiteye geçirmek için etkili bir araç. Ne istediğinizi biliyor ve nefesiniz açıksa yapamayacağınız hiçbir şey yok!
Türk mutfağı uzun zaman ve çok pişmiş yemeklerin olduğu bir mutfak. Dolayısıyla, çoğunluğa ters gelebilir diye düşünüyorum. İnsanların ilgisi nasıl? Gözlemlerinizi anlatabilir misiniz?
İnsanlar bu beslenme şeklini ilk duyduklarında detaylarını veya gurmesini bilmedikleri için ‘’sıkıcı’’ gibi gözükebiliyor. Oysa Raw Food tarzında hazırlanan besinler pişmiş olanlara göre (sebze ve meyvelerin içlerindeki enzim ve tadlar ölmediği için) çok daha lezzetli ve hoş olabiliyor. Raw Food gurme yemekler gerçekten inanılmaz lezzetli ve renkli. İnsanlar en çok buna şaşırıyor. Ben çiğ bir !chocolate mousse! yaptığımda içinde krema kıvamını vermek için avakado olduğunu duyanlar önce tadına bile bakmak istemezken, ilk kaşıktan sonra tüm tabağı bitiriyorlar! Veya hazırlanan özel soslarla zenginleştirilmiş yemekler. Hepsi o kadar lezzetli ve renkli ki! En iştahsız insanın bile iştahını kabartmaya yeterli!
Bu tür yemeklerin ne gibi faydaları var? Daha fazla kimler tüketmeli?
Bedenimizde bulunan enzimlerin en önemli özelliği ‘’emici’’ mekanizmaları oluşu. Enzimler olmasaydı hiçbirimiz uzun yaşayamazdık. Çünkü enzimler bedenimizin ve beynimizin güçlü bir şekilde çalışmasını sağlar. Bedenlerimiz milyarlarca enzimi milyarlarca değişik şekilde çalıştıran mekanizmalar. Kanımızda bulunan bir enzim molekülü beş milyon hidrojen peroksit molekülünü 60 saniye içinde su ve oksijene dönüştürebilir! Bağırsaklarımızda bulunan enzimler ise kendi ağırlıklarının milyon katı büyüklüğündeki yağ ve şekeri ayrıştırabilecek kapasitede.
Enzim eksikliği leukemia adı verilen rahatsızlığın ve nezleden kansere ve aids’e kadar bilinen ve bilinmeyen birçok hastalığın başlıca oluşma sebebi. Ünlü ‘’Rockefeller Institute’’ alerji ve alerjik astım üzerine uzun yıllardır yaptığı araştırmalar sonucunda tüm bu rahatsızlıkların enzim eksikliğinden kaynaklanıyor olduğunu buldu. ‘’Elastin’’ denilen enzim damarların elastikiyetinden sorumlu olan ve yeteri kadar sahip olduğumuzda Parkinson hastalığının oluşmasını imkansız kılan bir enzim. Bugün özellikle Amerika’da bununla ilgili araştırma ve gerçek yaşam öyküleri ile karşılaşmanız mümkün.
Enzimlerin bir başka önemli özelliği ise bedenimizin demir üretmesine katkıda bulunmaları. Demir ise bedenimizdeki milyarlarca deri dokusuna ve beyin hücrelerimize oksijen taşıyan ana element. Birçok kişinin sadece ağırlıklı olarak pişmiş gıdalar ile beslenmesi sebebi ile kemik dokusunda eksilmeler var. Canlı gıdaların bedeni yenilediği ile ilgili tartışma ve araştırmalar devam ediyor ama bir şey kesin olarak biliniyor ki, canlı gıdalar içlerinde enzimler, su, mineraller ve enerji barındırıyor. Ve tüm bunlar bedenimizin fonksiyonlarını maksimuma çıkarıyor.
Yukarıda belirtilen hastalıkların hepsi, özellikle kanser, kemik erimeleri, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, stres kaynaklı hastalıklar, leukemia, lösemi ve daha yüzlerce hastalık sadece çiğ beslenme ile tamamen ortadan kalkabiliyor ve bunun tüm dünyada binlerce örneği var artık!
Ayrıca bedenimiz en iyi pH değeri alkaline (bazik) olduğu zaman çalışıyor. Ve tüm pişmiş yemekler alkaline değeri düşük, asiditesi yüksek gıdalar. (bazı canlı gıdalarda da asit özelliği var tabi) Bu arada bitkiler enerjiyi maddeye dönüştürme özelliğine sahipken insanlar ve hayvanlar maddeyi enerjiye dönüştürme özelliğine sahipler. Bitkiler su, hava, güneş ve topraktan belirli besinleri fiziksel maddeye dönüştürürler. Küçücük bir mısır tanesini toprağa ektiğinizde bir süre sonra kocaman bir ağaca dönüşebilir. İnsan ve hayvanlarda ise bu tam tersi şekilde işler. Bizler yediğimiz gıdalardan ihtiyacımız olanı enerjiyi, enzimleri, sağlığı alırız. Dolayısıyla ne kadar çok enzim, mineral, enerji alırsak o kadar sağlıklı, genç, enerjik olabiliriz.
